Bandırma Demokrasi Platformu, Türkiye’nin farklı illerinde Migros depolarında çalışan işçilerin sürdürdüğü direnişe destek vermek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklamada, Migros’un 12 ilde 20 depoda çalışan işçilere yüzde 28’lik zam dayattığı, banka promosyonlarının gasp edildiği, ağır ve sağlıksız çalışma koşullarının sürdüğü ifade edildi. İşçilerin direnişini kırmak için Migros yönetiminin önce “aileyiz” söylemiyle işçileri oyalamaya çalıştığı ardından yüzlerce işçiyi işten attığı belirtildi.
Platform Sözcüsü Serdar Polat, işçilerin yalnızca muhatap alınmak istedikleri için baskıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, patron Tuncay Özilhan’ın villasının önüne gidilmesi sonrası yaklaşık 100 işçinin gözaltına alındığını, depo önlerinde sürdürülen direnişlerin ise polis ablukası altında devam ettiğini söyledi.
Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Bugün burada, Türkiye’nin dört bir yanındaki Migros depolarında, mağazalarında alın teri döken ancak karşılığında mobbing, sömürü ve işsizlikle cezalandırılan işçi kardeşlerimizin sesine ses katmak için toplandık. Bandırma Demokrasi Platformu olarak ilan ediyoruz: Bandırma’dan, İstanbul’da, Çayırova’da, Esenyurt’ta direnen işçilere bin selam olsun!”
Migros’un yüksek kâr açıklarken işçilere “sefalet ücreti”ni reva gördüğü belirtilen açıklamada, sendikal hak arayışının suç gibi gösterilmesine sert tepki gösterilerek “Migros’un parıltılı market raflarının arkasında; depo işçisinin sızlayan sırtı, nasırlı eli ve açlıktan ağlayan çocuğunun çığlığı var.” ifadelerine yer verildi.
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarının atıldığı açıklamada, Migros işçilerine yönelik baskıların tüm işçi sınıfına yönelik olduğu ifaden Polat, “Bizler Bandırma Demokrasi Güçleri olarak biliyoruz ki; Migros işçisine vurulan pranga, tüm Türkiye işçi sınıfına vurulmuştur.” dedi.
Basın açıklamasında işten atılan işçilerin derhal geri alınması, sefalet ücretine son verilmesi, mobbing ve baskıların durdurulması ve çalışma koşullarının insan onuruna yakışır hale getirilmesi istendi.
Açıklamanın sonunda Bandırma halkına da çağrıda bulunuldu:
“Zulmün olduğu yerde tarafsızlık, zalimden yana olmaktır. Bandırma halkını, alışveriş yaparken bir kez daha düşünmeye davet ediyoruz. Unutmayın, işçinin kazanımı halkın kazanımıdır!”
Bandırma Demokrasi Platformu, direnişin DGD-SEN öncülüğünde sürdürüldüğünü vurgulayarak, sendikanın meşru ve hukuki muhatap kabul edilmesi, toplu sözleşme sürecinin başlatılması ve tüm mağduriyetlerin giderilmesi çağrısında bulundu.
“Migros işçisinin haklı direnişi zaferle sonuçlanana kadar yanlarında olacağız. Ne baskılarınız ne de işten atma tehditleriniz işçi sınıfının birleşik mücadelesini durduramayacak.”