Bandırma’da faaliyet gösteren Ak-Dil Arıcılık’ın sahibi Akın Beyhanlı, üretim sürecini ve sektörde yaşanan sorunları anlattı.
Bandırma’da arıcılık yapan Akın Beyhanlı, 21 yıllık tecrübesiyle sektörde üretimini sürdürüyor. 2017 yılında “Ak-Dil Arıcılık” markasını kurduklarını söyleyen Beyhanlı, bal, polen, propolis ve arı sütü ürettiklerini belirtti. Son yıllarda özellikle arı sütüne ağırlık verdiklerini söyleyen Beyhanlı, tüm ürünlerin kendi arılarından doğal yöntemlerle elde edildiğini ifade etti.
HAVA KOŞULLARI ÜRETİMİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Beyhanlı, bal üretiminde iklim koşullarının kritik rol oynadığını ifade etti. Arıların mart ayında doğaya uyandığını, bal üretiminin nisan ile haziran ayları arasında gerçekleştiğini, temmuzda ise hasat yapıldığını belirtti. Bu yıl ilkbahar mevsiminde rüzgârlı geçen havaların verimi düşürdüğünü de ekledi.

EN BÜYÜK SORUN TAKLİT ÜRÜNLER
Arıcılığın bugün karşı karşıya olduğu en büyük tehdidin sahte ve taklit ürünler olduğunu dile getiren Beyhanlı, bu durumun yalnızca üreticiyi değil, tüketiciyi de mağdur ettiğini söyledi. Beyhanlı “Vaar olan arıcılar şu anda can çekiliyor. Türkiye genelinde bir çok insan arıcılığı bıraktı. Nedeni de piyasadaki taklit, sahte mallar. Devlet tarafından da hibeler destekler yetersiz. Bu taklit ürünlere denetim yapılsın. Üreticinin desteğe ihtiyacı kalmayacak zaten. Arıcılar ürünü yapıyor. Bu sebeple kaliteli ürünümüzü ucuza satmak zorunda kalıyoruz. Maliyet artınca üretici sektörden çekiliyor. Oysa arı olmazsa tarım da olmaz”dedi.

ZİRAİ İLAÇLAR ARILARI YOK EDİYOR
Tarım ilaçlarının da arıcılığı tehdit eden unsurlar arasında yer aldığını vurgulayan Beyhanlı, çiftçilerin ilaçlama dönemlerini arıların doğada aktif olduğu zamanlara denk getirmemesi gerektiğini söyledi. Bu konuda ziraat mühendisleri, çiftçiler ve arıcıların birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti.Beyhanlı, “Tarım ilaçları arıcılığı çok olumsuz etkiliyor. Arılar tam doğadan nektar veya polen alacağı zaman, çiftçilerimiz ilaçlama yapıyor. Söylediğimizde “Zorundayız, atmak zorundayız” diyorlar. Ama bu ilaçlar arılara zarar veriyor. Bu yüzden ziraat mühendisleri, çiftçiler ve arıcılar ortak hareket etmeli. Hem üretici hem tüketici bilgilendirilmeli.” dedi.

TÜKETİCİLER ÜRÜNÜ DOĞRU YERDEN ALMALI
Tüketicilerin bilinçli olmasının gıda güvenliği açısından kritik olduğunu ifade eden Beyhanlı, “Arı ürünlerinde kalite, yalnızca tadına bakılarak anlaşılmaz. Polen yaş tüketilmeli, arı sütü ise en kıymetli üründür. Soğuk zincirle saklanmalı. Bu ürünleri güvenilir üreticilerden almak gerekir” diyerek uyarıda bulundu.

GÜVEN DUYULAN ARICILARDAN ALIŞVERİŞ YAPILMALI
Sözlerinin sonunda tüketicilere seslenen Beyhanlı, “Arıcının ürününü bildikleri esnaftan alsınlar. Etiket değil, üretici güven vermeli. Gerçek arı ürünleri, sahte olanlara göre fiyat açısından daha yüksek kalabilir ama gıda konusu şansa bırakılmaz. Arıcının ürünü olduğundan emin oldukları esnaflardan alışveriş yapsınlar.”şeklinde konuştu.
