Bandırma Demokrasi Platformu, Ömerli Mahallesi’nde yapılması planlanan kimyasal üretim ve depolama tesisine verilen ÇED olumlu raporuna tepki göstermek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.
Basın açıklaması öncesinde, tesis alanının yakınındaki özel bir işletmenin yetkilileri platform üyelerinin araçlarını alana park etmemesini istedi. Yaşanan kısa süreli tartışmanın ardından jandarma ekipleri bölgeye geldi. Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Serdar Polat, bulundukları alanın özel mülk olduğunun kendilerine iletildiğini ancak trafik güvenliğini ve kamu düzenini aksatmayacak şekilde, daha önce kaymakamlığa bildirilen program doğrultusunda açıklamalarını gerçekleştireceklerini söyledi. Platform üyeleri daha sonra tesis alanı önünde basın açıklamasını gerçekleştirdi.
“90 BİN TON KAPASİTELİ PROJE İÇİN TOPLANDIK”
Bandırma Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Serdar Polat, açıklamasında yapılması planlanan tesis için verilen ÇED olumlu raporuna dikkat çekti. Polat, “Bugün burada hemen arkamıza yapılması planlanan 90 bin ton kapasiteli asit üretimi ve yaklaşık 1850 metreküp depolama alanı projesi nedeniyle alınan ÇED olumlu raporu için toplanmış bulunmaktayız. Geçen hafta basından öğrendiğimiz ÇED olumlu raporunun ardından askıya çıkan raporu incelemek için Ömerli Mahallesi’ni ziyaret ettik ve köylülerle sohbet etme fırsatı bulduk. Köylerinden geçen derede çocukken balık avladıklarını, bugün ise derenin kirlilikle mücadele ettiğini söylemeleri bizleri üzmüştür.” dedi.
PROJENİN KAPSAMI VE YATIRIM BEDELİ
Polat, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre projenin yaklaşık 418 milyon TL yatırım bedeliyle hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti.
Polat, “Proje toplamda 5 bin 669 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır. Proje tanıtım dosyasına göre tesiste yıllık 40 bin ton potasyum sülfat üretimi yapılacak, potasyum sülfat üretimi sırasında yan ürün olarak ise 50 bin ton yüzde 31’lik hidroklorik asit üretilecektir. Tarım sektöründe bitki besleme ve gübreleme amacıyla kullanılan potasyum sülfat ile sanayinin birçok alanında kullanılan hidroklorik asidin üretimi için doğal gazla ısıtılan Mannheim fırınlarının kullanılacağı belirtilmektedir.” ifadelerini kullandı.
Polat ayrıca projede üretilecek kimyasalların yarısının iç piyasaya sunulmasının, kalan kısmının ise ihraç edilmesinin planlandığını söyledi.
GÜNLÜK 300 METREKÜP SU KULLANILACAK
Projenin çevresel etkilerine de değinen Polat, tesisin su kullanımına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre tesisin personel ve üretim süreçlerinde günlük yaklaşık 300 metreküp su kullanılacağı ve bu suyun açılacak yeraltı kuyularından sağlanacağı ifade edilmektedir. Şirket tarafından üretimde kapalı devre soğutma kuleleri kullanılacağı, bu nedenle proses kaynaklı bir atık su oluşmayacağı ve yeraltı sularını korumak amacıyla depolama tanklarının altına sızdırmaz güvenlik havuzları yapılacağı taahhüt edilmektedir.”
“KÜMÜLATİF ETKİLER CİDDİ RİSK OLUŞTURABİLİR”
Polat, bölgede hâlihazırda kimyasal üretim ve depolama faaliyetlerinin bulunduğunu belirterek bu durumun çevresel etkiler açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Polat, “Proje alanı en yakın yerleşim birimi olan Ömerli Mahallesi’ne yaklaşık 1.900 metre mesafede bulunmasına rağmen bölgedeki kümülatif etkiler ciddi bir risk unsuru oluşturmaktadır. Şirketin bitişik parsellerinde hâlihazırda alüminyum sülfat, sodyum bisülfat, hidroklorik asit ve PAC gibi kimyasalların üretim ve depolama faaliyetleri bulunmaktadır. Bölgedeki tüm parsellerdeki toplam kimyasal depolama kapasitesinin yaklaşık 50 bin metreküpe yaklaşması, olası bir kazanın çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkisini büyük endüstriyel kaza boyutuna taşıyabilecek bir potansiyel barındırmaktadır.” dedi.
“KAMU YARARI HER ŞEYİN ÜZERİNDEDİR”
Açıklamasında çevre ve halk sağlığına dikkat çeken Polat, ÇED olumlu raporunun askı sürecinde olduğunu hatırlattı.
Polat, “Kamu yararı her şeyin üzerindedir. Bir yerde yapılması planlanan her türlü projede bölgede yaşayan halkın ve kamu yararının üstün tutulması gerekmektedir. Bandırma halkının sağlığı, toprağımızın, suyumuzun ve havamızın önemi her şeyin üzerindedir. Bu nedenle ilgili kurum ve kuruluşların kamuoyunu bilgilendirmesi ve ÇED raporunda taahhüt edilen hususların nasıl uygulanacağının açıklanması gerekmektedir.”dedi. Polat,ÇED olumlu raporuna askı süresi içerisinde itiraz edilebileceğini ve gerekli görülmesi halinde hukuki sürecin başlatılabileceğini belirterek, Bandırma Demokrasi Platformu olarak sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.

